DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN %
Ankara

PARÇALI BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

8 okunma

Akşener, Erdoğan’a seslendi: Sirk yönetmiyorsunuz, devlet yönetiyorsunuz

ABONE OL
16 Kasım 2022 12:30
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuştu.

Akşener’in konuşmasından önemli başlıklar şöyle:

“Yine canımız yandı, kalbimiz acıdı. PKK/PYD/YPG terör örgütünün bombasının ateşinde hikayelerimiz yarım kaldı. Terör kandan, acıdan, korkudan, şüpheden beslenir. Amacı her zaman aynıdır. Devleti baskılayıp, millet iradesini teslim almak ister. Ülkenin huzurunu bozmak ister. Biz büyük Türk milletiyiz, tarihimizin her döneminde kirli emellere karşı direndik. Kimden gelirse gelsin, kimlerin mesajını taşırsa taşısın, asla korkmadık, yılmadık!

Türkiye, tarihi boyunca uluslararası terörle mücadele konusunda takdir toplayan, teröre karşı duruşu her daim son derece net olan güçlü bir devlettir. Milletçe, maalesef ağır ve acı hatırlara sahibiz. Bombalar, saldırılar, suikastler… Bir çocuğu babasından, bir kadını eşinden eden, bir aileyi torunundan kopartan yüzlerce olay yaşadık.

140 YIL OLSA DA TERÖRE TESLİM OLMAYACAĞIZ: Biz çadırımızı sırtlanlarımızın yolu üzerine kurduk, ancak tüm tuzaklara karşı önlem alabilecek güçteyiz. Zor günlerimiz oldu, nefessiz kaldığımızı hissettiğimiz anlar oldu. Bugün de aziz vatanımızın üzerindeki planları, terör üzerinden uygulamaya çalışanlar şunu iyi bilsin ki, biz devlet ve millet olarak bölücü terörle 40 yıldır sarsılmaz bir iradeyle mücadele ediyoruz. 140 yıl olsa da teröre teslim olmayacağız.

Devletimizin yanında dururken, devlet benim diye ortalıkta gezenlerin işlerini yapıp yapmadıklarını böyle acılı zamanlarda gözden geçirmek zorundayız. Millete yaptıkları hizmetin bir vatan borcu, namus borcu olduğunu söylemek zorundayız. Devletimizin yanındayız ama her yanındayız. Çünkü devlet biziz. Devlet, koltuk sahiplerinin babalarının malı değildir. Devletimiz, milletçe bu dünyada sığındığımız büyük birlikteliğimizdir. Herkesin eşit derecede hak iddia edebileceği kadar da hayata dairdir. Devlet bu yüzden değerlidir, kutsaldır. Devletimizin yanında olduğumuz kadar içinde olabilmeliyiz. O devlet sadece milletin varlığına dairdir. O devlet ki, vatandaşının can, mal, ırz ve namus güvenliğini sağlamak en temel görevidir.

O devlet ki bir yandan milletimizin refah ve kalkınmasının yolunu açarken, bir yandan da insanımızın sokakta gezerken arkasını kollamadığı bir toplum düzenini temin eder. Düzen denen şey de bundan başka bir şey değildir. Hakça, adilce hizmet veren kerim bir devlettir. Hükümet de bunu sağlamaya söz veren bir avuç insandır. Ayrıcalıkları, milletin kendilerine verdiği görevi yerine getirmekten ibarettir. Sözlerini yerine getirmediklerinde de ceketlerini alıp giderler. Gerekirse hesap verir, ceza çekerler. Millet iradesi en büyük mahkemedir.

Terörle mücadele, iktidarın milletimize verdiği sözün hakkını vermesi gereken alandır. İktidarın büyük ciddiyetle devleti idare etmesi, tehditleri ortadan kaldırması gerekir. Terörle mücadele ciddiyetsizliği, siyasi ihtirasları, iktidarın birbiriyle çelişen açıklamalarını kaldırmaz. Kusursuz işleyen devlet aklı olmadan yapılamaz, hiçbir aşamada hata yapılamaz. Terörle mücadele yapılan ilk hata, son hatadır.

İKTİDARIN ESAS ÖNCELİĞİ, TERÖR EYLEMİNE DAHA YAPILMADAN ENGEL OLABİLMEKTİR: Terörle mücadelenin bazı altın kuralları vardır. Devletin görevlerinden biri, hiçbir zaman kaybetmeden faili yakalamak ve olayın arkasındaki güçleri aydınlatarak, tekrarlanmasın diye gereken önlemler almaktır. İktidarın esas önceliği, terör eylemine daha yapılmadan engel olabilmektir. Bir terörist, ülkemizde bomba yapmaya karar vermişse, iktidarın görevi, devlet kurumlarını onu etkisiz hale getirmek için harekete geçirmektir. Devlet, teröristlerin ayakkabı numarasına kadar bilir. İktidarın görevi o teröristleri, tek bir vatandaşın burnu kanamadan onları etkisiz hale getirmeyi çok daha iyi bilmektir. Terörle mücadelede sınır güvenliği de çok önemlidir. Bir teröristin, mülteci kılığına girerek 4 koca ay kaçak şekilde ülkemizde yaşamasına göz yummaz. İktidar, kontrolsüz göç politikası uygulayarak sınırlarımızın kevgire dönmesine sessiz kalamaz, teşvik edemez.

Devlet, vatandaşların doğru bilgiye ulaşmasını sağlayıp, korku iklimine engel olmakla görevlidir. Hem korkuyor, hem şüpheye düşüyorsanız, terör eylemi amacına ulaşmış demektir! Sokaklarda yürüme özgürlüğümüz, bilgiye erişimimiz elimizden alınmışsa, terör amacına ulaşmış, yetkiyi alanlar da işlerini yapmıyor demektir! Dezenformasyonla mücadele de terörle mücadelenin ilk şartlarından biridir. Ama bu medya karartmasıyla değil, doğru bilgilendirmeyle yapılır.

ORTAK BİR DİLLE HAREKET ETMELERİNİ BEKLEMEK HAKKIMIZ: Sayın Erdoğan’ın yurtdışı seyahatini iptal etmesini ya da milletimiz yas tutarken, kendisini dans gösterisiyle karşılatmamasını beklemek doğal hakkımızdır. Yayınlanan taziyeyi reddedip terör saldırısından ABD’yi sorumlu tutan İçişleri Bakanı’nın, grup konuşmasında ABD’yi müttefikten çıkartan Cumhur İttifakı ortağının, bunlar olurken dostu Biden ile Bali’de sohbete oturup taziyeleri kabul eden Erdoğan’ın ortak bir anlayış ve dil ile hareket etmelerini beklemek en doğal hakkımızdır. Her alanda yalpalamalarıyla başımızı döndüren bu iktidardan hiç olmazsa böylesine acı bir terör olayında biraz disiplin, ilkeli duruş beklemek en doğal hakkımızdır.

SİRK YÖNETMİYORSUNUZ, DEVLET YÖNETİYORSUNUZ: Hiç ilgisi olmadığı halde, ‘Ensar’ edebiyatıyla, meşrulaştırılmak istenen, tehlikeli ve kontrolsüz göçün, geldiği nokta, artık apaçık ortada. Bu vahim tablo karşısında ise, iktidar, sınırlarımızın kevgire dönmesine karşı, önlem almak yerine, o sınırlardan, ülkemizin kalbine kadar sızarak estirilen terörden, sızlanmayı tercih ediyor. Buradan, Sayın Erdoğan ve arkadaşlarına seslenmek istiyorum: Herkes aklını başına alsın. Sirk yönetmiyorsunuz, devlet yönetiyorsunuz, devlet. Türkiye’yi yönetenlerin işi, sızlanmak değildir. Türkiye’yi yönetenlerin işi, “bank” tartışmaları açıp, siyasi “yakan top oyunlarından”, medet ummak da değildir. Türkiye’yi yönetenlerin işi, sorumluluk alarak, planları bozmak, milletimizin güvenliği için, ne gerekiyorsa onu yapmaktır.

Biz bu soruna değindikçe, bu soruna çözüm önerileri sundukça, karşı çıkan, iftiralara başvuran iktidarın, aklını başına alma vakti, geldi de geçti. Bay Kriz, hamasi konuşmalarla, nutuklarla, bırakın sorunu çözmeyi, daha da büyüttüğünü artık görmelidir. Vicdanın devreye girmesi gereken yer, aziz milletimizin güvenliğidir. Bay Kriz ve beceriksiz ekibi, artık bu işin ciddiyetini kavramalı, Ve ülkemizin geleceğine, ipotek koyan bu sorunu, bir an önce çözmelidir. Ne var ki biz; AK Parti iktidarının, bizzat sorumlusu olduğu bu sorunu, AK Parti kadrolarının çözemeyeceğini, elbette çok iyi biliyoruz. Ama herkesin içi rahat olsun. Sandık geldiğinde, milletimizden yetkiyi alıp, gereğini yapacağız. Bu hayasız akını durduracak, milletimizin güvenliği ve huzuru için, hiçbir adımı atmaktan geri durmayacağız.” (HABER MERKEZİ)

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.