DOLAR %
EURO %
ALTIN 1.164,52-0,15
BITCOIN 4319450,15%
Ankara

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Admin

Admin

28 Ocak 2023 Cumartesi

Kılıçdaroğlu: Akşehir’i il yapacağız

Kılıçdaroğlu: Akşehir’i il yapacağız
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Konya’nın Akşehir ilçesinde düzenlenen Büyük Yörük Türkmen Buluşması’na katıldı. Etkinlikte konuşma yapan Kılıçdaroğlu gündeme yönelik açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

KÜLTÜR, PARTİ İŞİ DEĞİLDİR: Evet, baba ocağındayım. Akşehir’e üçüncü gelişim. Buraya gelip duygulanmamak elde değil. Efsaneler anlatılır kulaktan kulağa, efsaneleri dinleriz. Doğrulu, haram yememeyi, kul hakkına saygılı olmayı öğretirler bize. Rahmetli nenemi hatırlıyorum, sabahın güneşi hangi taşa değerse o taşı öperdi. Önemli günlerde yağlı ekmek, niyaz ekmeği hazırlanırdı. O ekmeği kurdun, kuşun da hakkı var diye taşların üstüne koyardı. Yörük kültürü sıradan bir kültür değil. Tarihin derinliklerine uzanan kadim bir kültür bu. Maveraünnehir’den Anadolu’ya geldik doğrudur. Ama bize doğruyu öğreten Horasan erenlerini hiç unutmadık. O nedenle tarihin bize yüklediği sorumluluk, öğrendiğimiz geleneği çocuklarımıza da aktarmaktır. Zaman zaman farklı partilerde yer aldık, doğrudur. Ama kültür dediğiniz parti işi değildir. Kültür ancak tarihin derinliklerinden süzülüp bugüne gelen ve bundan sonra da ileriye taşıyacağımız bir gerçektir.

AKŞEHİR’İ İL YAPACAĞIZ: Gazi Mustafa Kemal’i düşünün; Samsuna çıktı, Erzurum’a geldi, Sivas Kongresi’ni topladı. Tam 23 kez gelip burada çalıştı. Diğerleri il Akşehir neden il değil? Bağımsızlık savaşının, milli Kurtuluş Savaşı’nın asıl karargahı olan Akşehir, bizim kadim kültürümüzün yerleşkesi olan şehir. Akşehir’i il yapacağız. Bu işin sağı solu yok, tarihi var. Kurtuluş Savaşı’nın kara kutusu, bütün kararların alındığı yer Akşehir’dir.

ÜLKENİN GERÇEK SAHİPLERİSİNİZ: Yörük Türkmen kardeşlerim kültürlerini yaşatmak istiyorlar. Biz de göçerdik, yaylalara giderdik. Meşeyi kesmek yasaktı. Yaylada unutmadığım bir şey var hala, meşe ağacından yapılmış yerlerde yatardık, aşağıda bir pınar vardı; kekikler gelir su içer giderlerdi. Doğaya bu kadar saygı vardı. Bu saygı hala devam eder. O parçanın hakkını teslim etmek zorundayız. Adalet arıyoruz ama sadece kendimiz için değil. Dünya adalet üzerine inşa edilmiştir. Adaleti yaşatmak kamil insanın sorumluluklarından birisidir. Yaylalara giderken kaymakamların valilerin müdahale ettiğini biliyoruz. Siz yetim değilsiniz, siz bu ülkenin gerçek sahiplerisiniz. Yüreğinizde bir burukluk var biliyorum ama bu sorunları çözeceğiz, kültürünüzü yaşatacağız.

RÜŞVET ALANI BÜYÜKELÇİ ATADILAR: Devlette bir çürüme olduğunu gayet iyi biliyorum. O çürümeye de sizlerin takdiriyle son vereceğiz. Devlet dediğiniz kurum liyakat üzerine inşa edilir. İşi ehline vermediğiniz zaman devlette çürüme başlar. O ehil kişi kendinden sonra o işi yapacakları yetiştirir. Devlette de öyledir. Şimdi rüşvet alanı büyükelçi atadılar. Bu devlete ihanettir.

SİYASETTE ZENGİNLEŞME OLMAZ: Kimsenin mağdur olmadığı, herkesin birbirine saygı duyduğu bir iklimi yaratacağız. O zaman göreceksiniz Güzel Türkiye büyüyecek. Boşuna helalleşelim demedim. Artık kavgalardan sıkılmadık mı? Birleşmeliyiz, beraber olmalıyız. Biz şimdi geriye dönüp yaptığımız hatalardan arınıp yüzümüzü ileriye çevirmek zorundayım. Türkiye’yi yeniden bütün kurumlarıyla inşa etmek zorundayız. Bu işin kavgası yok, birlikte olduğumuz aman bütün engelleri aşarız. Devleti yönetenler eğer zenginleşiyorlarsa artık halkın hakkını hukukunu değil kendi haklarını ve hukuklarını savunurlar. Siyasette zenginleşme olmaz. Birileri zenginleşiyorsa biliniz ki kul hakkı yemiştir. Kul hakkı yiyene oy vermenizi istemem.

Ayrıntılar gelecek…

Devamını Oku

Erdoğan’ın koruma ekibinin günlük maliyeti 1,44 milyon TL

Erdoğan’ın koruma ekibinin günlük maliyeti 1,44 milyon TL
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumalarının bağlı olduğu Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, 2022 yılında 526 milyon 868 bin TL harcadı. Erdoğan’ın koruma ekibi için geçen yıl yapılan harcama aylık yaklaşık 44 milyon TL’ye, günlük ise 1,44 milyon TL’ye denk geldi.

Birgün gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre; İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), 2022 yılı harcamalarını açıkladı. EGM’nin mali tablolarına göre, Erdoğan’ın korumalarının bağlı olduğu Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, 2022 yılında 526 milyon 868 bin TL harcadı.

Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı, 2021’de 306 milyon TL ve 2020’de ise 263 milyon TL harcamıştı. Daire Başkanlığı’nın harcaması 2020 ile 2022 yıllarını kapsayan iki yıllık dönemde ikiye katlandı.

Erdoğan’ın koruma ekibi için geçen yıl yapılan harcama aylık yaklaşık 44 milyon TL’ye, günlük ise 1,44 milyon TL’ye denk geldi.

Cumhurbaşkanlığı korumaları için yapılan harcama; Emniyet’in İstihbarat Daire Başkanlığı, Terörle Mücadele Dairesi Başkanlığı, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanlığı gibi birçok birimini de geride bıraktı.

Erdoğan’ın korumaları için geçen yıl 526 milyon TL harcanmasına karşın uyuşturucuyla mücadele amacıyla kurulan Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı 172 milyon TL ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ise 245 milyon TL harcadı.

Ayrıca Meclis’i koruyan TBMM Koruma Daire Başkanlığı’nın da 185 milyon 87 bin TL harcadığı açıklandı.

KORUMA SAYISI AÇIKLANMIYOR

Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı’nın görev tanımı ise şu şekilde ifade ediliyor:

“Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi Başkanlığı, Cumhurbaşkanı ve aile bireylerinin can güvenliği ve saygınlığı başta olmak üzere, konut, çalışma yeri, her türlü ulaşım vasıtası ile intikali esnasında, yakın koruma hizmetlerinden sorumludur. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’na ait tüm yerleşkelerin ve Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu her türlü bina ve tesisin güvenliğini sağlamakla görevlidir.”

Erdoğan’ı ve Beştepe’yi koruyan koruma sayısı da yıllardır sır gibi saklanıyor. Milletvekillerinin “Sarayları ve Erdoğan’ı kaç koruma koruyor?” sorularına bugüne kadar hiç yanıt verilmedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, “Cumhurbaşkanlığı’nda görevli kaç koruma var?” sorusuna “Herhangi bir güvenlik zafiyeti oluşturulmayacak şekilde, yeteri kadar personel ve teçhizatla yerine getirilmektedir” yanıtını vermişti. (HABER MERKEZİ)

Devamını Oku

İstanbul’da kadına saldırı: Öldürmeye teşebbüsten yargılanmalı

İstanbul’da kadına saldırı: Öldürmeye teşebbüsten yargılanmalı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Diyarbakır’da yaşayan 27 yaşındaki Şehriban Bilge, boşanmak üzere olduğu Nurettin Bilge’nin şiddeti nedeniyle İstanbul’a abisinin yanına geldi. Nurettin Bilge, hakkındaki uzaklaştırma kararına rağmen Şehriban Bilge’yi takip ederek ateşli silahla ağır yaraladı.

Şehriban Bilge, hastanede tedavi altına alınırken burada yaptığı açıklamada, ölmek istemediğini söyledi. Şehriban Bilge’nin avukatı Bilge Türköz, failin yakalanıp cinayete teşebbüsten yargılanması gerektiğini söyledi.

‘HER GÜN BIÇAKLA SALDIRIYORDU’

DHA’nın haberine göre olay, 25 Ocak’ta saat 14.30 sıralarında Sancaktepe Merve Mahallesi Atatürk Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, Nurettin Bilge takip ettiği caddede yürüyen Şehriban Bilge’ye ateş ederek olay yerinden kaçtı. Bacaklarından yaralanan kadın, ambulansla hastaneye kaldırılırken, polis kaçan şüpheliyi yakalamak için çalışma başlattı.

Şiddet gördüğü gerekçesiyle yedi ay önce Diyarbakır’dan İstanbul’a abisinin yanına gelen Şehriban Bilge’yi boşanma aşamasında olduğu erkek peşini bırakmadı. Uzaklaştırma kararına rağmen Nurettin Bilge tarafından silahlı saldırıya uğrayan Şehriban Bilge, tedavi gördüğü hastanede yaşadıklarını anlattı.

Evlendiği ilk günden itibaren eşinin yıllarca hapis hayatı yaşattığını söyleyen Şehriban Bilge, “Sürekli şiddet gösterdi, sırtımdan bıçakladı ve beni o halimle akşama kadar eve kilitledi. Telefon kullanmama izin vermiyordu. Sabah kapıyı kilitleyip akşam gelince açıyordu. En son beni boğuyordu, elinden zor kaçtım. Karakola gittim. Karakoldan sonra aileme sığındım. Hiçbir şekilde can güvenliğim yok. Her gün bıçakla saldırıyordu. Defalarca kez şikayet ettim. Defalarca kez savcılık karşısına çıktım. Uzaklaştırma kararı vardı” diye konuştu.

‘ÇOK KORKUYORUM, ÖLMEK İSTEMİYORUM’

Kendisini yaralayan erkeğin bir an önce yakalanmasını isteyen Şehriban Bilge, “Adresimi gizledim, telefonumu gizledim. İstanbul’da abimin yanına geldim. Ben servis beklerken caddede birdenbire karşıma çıktı. Hiçbir şekilde konuşmadan silahı çıkarıp defalarca kez ateş etti. Gerçekten çocuklarıma kavuşmak istiyorum. Ne olur duyun sesimi. Çok korkuyorum, ölmek istemiyorum. Bununla da sınırlı kalmayacak, biliyorum tekrar öldürmek için gelecek. 15 yaşımdan bu yaşıma kadar hayatımı mahvetti. Yakalanıp hak ettiği cezaya çarptırılmasını istiyorum “dedi.

‘UZAKLAŞTIRMA KARARINI İHLAL ETTİ’

Şehriban Bilge’nin avukatı Bilge Türköz ise “Kocasının şiddetinden dolayı Diyarbakır’dan kaçıp koruma altına alınmıştı. Adresi ve kimliği gizlenmiş. Fakat bir zaman sonra eşi tarafından adresi bulundu. Bunun üzerine biz Şehriban’ın işini değiştirdik ve uzaklaştırma kararı aldık. Uzaklaştırma kararını da ihlal etti. Nurettin Bilge müvekkilimi buldu ve tabiri caizse kurşuna dizdi. Müvekkilimin hayatta olmasından dolayı bu bir kasten yaralama olmaması gerekir, cinayete teşebbüstür. Şehriban bugün hayatta da olmayabilirdi. Bu nedenle Şehriban’ın ve Şehriban gibi onlarca kadının devlet tarafından korunması ve bunun cinayete teşebbüs olarak sanığın cezalandırılması gerekir” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)

Devamını Oku

Almanya’da ‘Göçmen öğrenciler teneffüste de Almanca konuşsun’ önerisine tepki

Almanya’da ‘Göçmen öğrenciler teneffüste de Almanca konuşsun’ önerisine tepki
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yunus Ülger

Almanya’da bu yıl başında Berlin’de göçmen gençlerin de karıştığı şiddet olaylarıyla başlayan uyum tartışmasına, şimdi de okullarda Almanca konuşma tartışması eklendi. Hıristiyan Birlik Partisi (CDU) Genel Sekreteri Mario Czaja’nın, “Göçmen kökenli öğrenciler teneffüslerde sadece Almanca konuşsun” önerisinde bulundu. Öneriye Sosyal Demokrat Parti (SPD) ve Yeşiller’in yanı sıra kendi partisinden de tepki geldi.

‘ALMANCA DIŞINDA DİLLERDE KONUŞMA KABUL EDİLEMEZ’

Kendisi de göçmen olan CDU Genel Sekreteri Mario Gzaja, die Welt gazetesi ile söyleşisinde, “Teneffüslerde Almanca dışında dillerde konuşma kabul edilemez bir durum” görüşünü savundu. Ayrıca, göçmen öğrencilerin bulunduğu okullara sosyal danışman ve sosyal pedagog desteği verilmesini istedi. Gzaja, Almancası yeterli olmayan göçmen çocukların ilkokula kayıt edilmemesi görüşünü de savundu.

‘ÖĞRETMENLERİM DİL POLİSİ OLSAYDI BU DÜZEYE GELEMEZDİM’

Bu öneriye ilk tepki Yeşiller Partisi’nden Baden Württemberg Eyalet Meclisi Başkanı Muhterem Aras’tan geldi. Twitter üzerinden açıklama yapan Aras, anadili yasağının mümkün olmadığını, bu konuda 2020 ve 2022’de iki mahkeme kararı olduğunu hatırlattı. Aras, “Ben 1978’de Almanya’ya geldim. Tek kelime Almanca bilmeden beni 5. sınıfa kayıt ettiler. Öğretmenlerim dil polisi olsalardı bu düzeye gelemezdim” diyerek, Gzaja’nın önerisini eleştirdi. Ayrıca, çok dilliğinin bir kazanç olduğunun bilimsel olarak kanıtlandığını hatırlattı.

Baden Württemberg Yeşiller Eyalet Meclis Grubu Başkanı Andreas Schwarz da öneriyi, “Okullarda dil polisine ihtiyacımız yok” diyerek eleştirdi. Okullarda Almanya’ya yeni gelmiş hiç Almanca bilmeyen öğrencilerin de bulunduğunu hatırlatan Schwarz, “Bunlar nerede Almanca öğrenip konuşacak?” sorusunu yöneltti.

Gzaja’nın önerisine kendi partisinden Baden Württemberg Eyalet Meclis Grubu Başkanı Manuel Hagel’den de eleştiri geldi. Hagel, öğrencilerin gönüllü olarak Almanca konuşmalarından yana olduğunu belirtip, bunun nasıl sağlanabileceğinin tartışılmasını istedi.

SOSYAL DEMOKRAT PARTİDEN DE ELEŞTİRİ

CDU Genel Sekreteri Gzaja’nın önerisine Kuzey Ren Vestfalya (NRW) SPD eyalet milletvekili Dilek Engin’de tepki gösterdi. Basın açıklamasında, Bochum kentinde göçmen öğrencilerin olduğu bir okulu ziyaretinden örnek veren Engin, okulda yasaklama yerine göçmen öğrencilerin anadillerinin takdir edildiğini söyledi. Engin, dilin aynı zamanda bir kültür kimliği olduğunu ve toplum için önemli bir kazanım olduğunu vurguladı.

MAHKEME, KOMPOZİSYON YAZMA CEZASINDA TAZMİNATA HÜKMETMİŞTİ

Okullarda Almanca tartışması 2005 yılında da gündem olmuş, Berlin’de Herbert Hoover okulu, ailelerin de onayı ile okullarda sadece Almanca konuşması uygulaması getirmişti. Bundan bir yıl sonra yine CDU’lu federal milletvekili Robert Heinemann, okulda Almanca dışında bir dilde konuşanlara, okul avlusunu süpürme cezası verilmesini istemişti.

Geçen yıl ise Baden Württemberg eyaletinin Schwarzwald Baden bölgesinde bir okulda, Türkçe konuşan bir öğrenciye öğretmeni, ceza olarak neden Almanca konuşması gerektiği hakkında bir kompozisyon yazma cezası vermişti. Okul yönetimi, ceza için özür dilemiş, aile de tazminat davası açmıştı. Freiburg İdare Mahkemesi, anadilde konuşmanın bir hak olduğuna ve aileye tazminat ödenmesine karar vermişti.

Okullarda Almanca tartışması, seçimlere yönelik ortaya atılmış olabileceği gerekçesiyle de eleştiriliyor. Şubat ayında Berlin’de eyalet seçimi yenilenecek, ayrıca yıl içinde Bavyera, Bremen, Hessen ve Schleswig-Holstein’de eyalet meclisi seçimleri gerçekleştirilecek.

Devamını Oku

MEB duyurdu: Hastane sınıfı kurulacak

MEB duyurdu: Hastane sınıfı kurulacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için çok boyutlu ve geniş kapsamlı faaliyetler yürütüldüğünü söyledi.

22 İLDE 51 HASTANEDE 1.500 ÖĞRENCİ EĞİTİMİNE DEVAM EDİYOR

DHA’da yer alan habere göre, Özer şunları söyledi: “Bu kapsamda yürüttüğümüz önemli faaliyetlerden birini de özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin sosyal yaşamın her alanında var olmaları, eşit eğitim fırsatlarından yararlanmaları ve toplumsal yaşantı ile bütünleşmeleri için devam eden çalışmalarımız oluşturuyor. Bu bağlamda sağlık problemleri nedeniyle sağlık kuruluşlarında yatarak tedavi gören zorunlu öğrenim çağındaki çocuklarımızın eğitimlerini sürdürmeleri için hastane bünyesinde veya evde tedavisi devam eden çocuklarımızın ayağına eğitim hizmeti götürüyoruz.”

Sağlık problemleri nedeniyle hastanelerde yatarak tedavi gören öğrenciler ile uzun süre tedavi gerektirdiği için evde eğitim alan öğrencilerin hayattan kopmamaları ve eğitimlerini kesintisiz sürdürebilmeleri için öğretmenlerin büyük fedakârlık gösterdiğini ifade den Özer, bugün itibarıyla sağlık problemleri nedeniyle 22 ilde 51 hastane sınıfında 1.500 öğrencinin eğitimlerine devam ettiğini kaydetti.Bu sınıfların her birinde iki sınıf öğretmeninin görev aldığını kaydeden Özer, ihtiyaç doğrultusunda diğer alanlardan da öğretmen görevlendirilmesi yapıldığını belirtti.

Zorunlu öğrenim çağındaki özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerden sağlık problemi nedeniyle en az on iki hafta süreyle örgün eğitim kurumlarından yararlanamayacağı ya da yararlanması durumunda sağlığı açısından risk oluşturacağı belgelendirilen öğrencilere ders yılı içinde evde eğitim hizmeti verildiğini söyledi.

’11 BİN 22 ÖĞRENCİ EVDE EĞİTİM HİZMETİNDE YARARLANIYOR’

Evde veya hastane sınıfında eğitim hizmeti sunan tüm öğretmenlere başarı belgesi Covid-19 sürecinde öğretmenlerin büyük fedakarlık yaparak okulların açık kalmasını sağladığını hatırlatan Bakan Özer, öğretmenlerin bu fedakârlığı farklı zeminlerde gösterdiğini vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu: “Ülkemizde bugün itibarıyla 11 bin 22 öğrencimiz evde eğitim hizmetinden yararlanıyor. Dolayısıyla hastanede ya da evde eğitim alan öğrencilerimize bugün itibarıyla 12 bin 3 öğretmenimiz eğitim hizmeti götürüyor. Geleceğimizin mimarı gençleri yetiştirmek için gece gündüz çalışan, fedakârlıkta bulunarak öğrencilerimize sevgi ve merhametiyle âdeta ışık olan bu öğretmenlerimizi ayrıca ödüllendirmek istedik. Bu vesileyle sağlık problemleri nedeniyle okula devam edemeyen, evde ya da hastanede tedavi gören özel eğitim ihtiyacı olan çocuklarımızın ayağına kadar eğitim hizmeti götüren öğretmenlerimize başarı belgesi gönderdik. Ben bu fedakârlıklarından dolayı öğretmenlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum. Ayrıca çocuklarımızın eğitimlerine her ne şart altında olursa olsun devam edebilmelerine imkân sağlamak için 81 ilde kamu-özel ayrımı olmaksızın istenilen her noktaya hastane sınıfı kuracağız.” (HABER MERKEZİ)

Devamını Oku
gaziantep escort bayan gaziantep escort escort

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

deneme bonusu veren siteler 2023deneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu veren sitelerdeneme bonusu